Naylon Geri Dönüşüm tüm canlı hayatının vazgeçilmez bir unsuru olmakla birlikte , dünyamızın sürdürülebilirliği ve hammaddenin devamlılığı açısından , en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Bir çok kişi/firmalar tarafından önemi iyi bilinsede , geri kazanım çoğu zaman ciddiye alınmamakta ve üzerine düşülmemektedir. Hurda nayloncu olarak, 1996 dan beri, sahip olduğumuz en üst teknolojili 3 extruder hattımız  ile her ay 2000 ton hurda plastikleri  doğaya kazandırmanın gururunu yaşıyoruz.

Avrupa Komisyonu önümüzdeki haftalarda Avrupa’da kullanılan naylon torba miktarının azaltılması için alınabilecek önlemleri açıklayacak. Bu konuda düzenlenen yoklamaya katılan 15 bin kişinin çoğunluğu naylon torba kullanımının yasaklanmasını istediklerini bildirdi.

Avrupa’da her yıl 800 bin ton, tek kullanımlık naylon torbalar tüketiliyor. Komisyon araştırmasına göre 2010 yılında ortalama bir AB yurttaşı 191 adet, bir seferlik torba kullanmış ve bunların sadece yüzde 6’sı geri dönüştürülmüş.

Her yıl 4 milyarı aşkın naylon torba çöpe atılıyor. Komisyonun Çevreden Sorumlu Yetkilisi Janez Potocnik, “Naylon torbalar ve atılan plastik maddeler çevreyi kirletiyor, doğal hayatı tehdit ediyor ve Büyük Okyanus’ta 15 bin kilometre kareyi aşan bir alana yayılmış ‘plastik çorba’ yaratıyor.” dedi.

Peki insanın tükettiği naylon torbalar sorununa nasıl bir çare bulunabilir? Hangi yöntemler, nerelerde denendi?

Kesin yasaklama

Geçen yıl İtalya Avrupa’da geri dönüşümü mümkün olmayan naylon torbaları yasaklayan ilk Avrupa ülkesi oldu.

Çin, Güney Afrika, Kenya, Uganda, Tayvan ve Bangladeş gibi bazı ülkeler çok ince olan naylon torbaları yasakladılar. Bangladeş’te, bu tür torbaların kanalizasyon sisteminde tıkanmaya yol açtığı ve ölümcül sellere neden olduğu belirlendi.

Ruanda, Somali ve Tanzanya’nın aralarında bulunduğu birkaç ülke naylon torba kullanımını tamamen yasakladı.

Kirlenme konusundan kaygı duyan, deve ve diğer hayvanlara verilebilecek zarardan endişelenen Birleşik Arap Emirlikleri, gelecek yıl geri dönüşümü mümkün olmayan tüm naylon torbaların kullanımını yasaklıyor.

İngiltere’de bakan yardımcısı Lord Henley, dört yıl boyunca süren düşüşten sonra, 2010’da naylon torba kullanımının yüzde 5 oranında artmış olmasından rahatsız olduğunu söyledi ve İngiltere’de de bir yasaklama kararı çıkarılabileceğini kaydetti.

Çevre örgütü Friends of the Earth, naylon torba yerine kullanılacak diğer seçeneklerin kamuoyuna gerektiği gibi anlatılması, halka ve mağaza sahiplerine yeterli hazırlık zamanı tanınması ve uygulamanın yoksullar üzerinde orantısız bir şekilde olumsuz etki yaratmaması koşuluyla, naylon torba yasağını destekliyor.

ABD’de yerel yasalara göre, ortaya karmaşık bir tablo çıkıyor. Plastic Bag Ban Report adlı internet sitesini yürüten Ted Duboise, “Los Angeles kentinde naylon torba yasağı uygulanmazken, Los Angeles idari bölgesinde yasak uygulaması var. Bu konuda tam bir karmaşa egemen. Bir süpermarkete gidiyorsunuz, orada naylon torba oluyor; bir iki kilometre ötedeki bir süpermarketteyse naylon torbaların yasak olduğunu görüyorsunuz.” dedi.

Naylon torba vergisi

İrlanda Cumhuriyeti, Mart 2002’de satılan her naylon torbadan 15 cent almasına başladı. Bu uygulama, ülkede atılan naylon torba miktarında yüzde 95 azalma sağladı. Bir yıl içinde alışveriş yapanların yüzde 90’ı çevreci çantalar kullanmaya başladı.

Ülkede bu uygulamanın başlamasından hemen sonra kişi başına kullanılan yıllık naylon torba sayısı 21’e inmişken, bu sayının daha sonra 30’a çıkması üzerine, naylon torbalardan alınan vergi, 2007’de 22 cente çıkarıldı. (Uygulamanın başlamasından önce bu sayı 328’di.)

Bu aşamaya kadar hükümet naylon torba satışından 75 milyon euro topladı. Bu para Çevre Fonu’na aktarıldı ve yeni geri dönüşüm yöntemlerinin araştırılması ile çöp miktarının azaltılması çalışmalarında kullanıldı.

İrlanda’yı, Belçika, Almanya, İspanya, Norveç ve Hollanda izledi.

Birleşik Krallık’ın Galler bölgesi, geçen yıl her naylon torbadan 5 pence almaya başladı. Gelecek yıl da Kuzey İrlanda aynı uygulamaya başlayacak. Galler bölgesi yönetimi ayrıca, müşterilere bedava naylon torba vermeye devam eden mağazalara 5000 sterlin ceza kesileceğini bildirdi.

İnternetteki plasticbaglaws.org adlı sitenin kurucusu Amerikalı avukat Jennie Romer, “İrlanda’nın naylon torba satışlarıyla topladığı vergiler bu alandaki en başarılı uygulama; zira hem toplanan miktar hayli yüksek, hem de kişi başına kullanılan naylon torba miktarına göre düzenlenebiliyor.” diyor.

Çevreci çantalar

Alışverişe çıkanlar naylon torba kullanamayacaksa, başka tür torba veya çantalar kullanabilmeleri gerekecek ama bu konuda da ideal bir çözüm mevcut değil. Kumaş ya da naylondan yapılmış olan, daha kalın, daha dayanıklı çantaların çevre üzerindeki zararları, standart süpermarket poşetlerinden daha büyük boyutlarda.

Geçen yıl, İngiltere Çevre Kurumu, Süpermarket Torbalarının Hayat Döngüsü Değerlendirmesi‘ni yayımladı. Buna göre dayanıklı torba ve çantaların, çevre açısından sıradan naylon torbalara kıyasla daha iyi bir seçenek oluşturabilmesi için, birçok defa kullanılması gerekiyor.

Örneğin eğer bir naylon torba bir defa kullanılıyorsa, kağıttan yapılma torbanın (üretim ve nakliyat sırasında yaratılan daha fazla karbon miktarını karşılayabilmek için) 3 defa kullanılması gerekiyor. Aynı kıstasa göre, naylondan yapılma, daha dayanıklı bir torbanın 4 defa, pamuklu bez torbanın ise 131 defa kullanılması gerekiyor.

Eğer naylon torba yeniden kullanılırsa, her kullanımdaki karbon ayak izi daha da azalıyor. Diğer torba ve çanta çeşitleriyle bu derecede azalan karbon ayak izi sağlanabilmesi için de, artan defalar kullanılmaları gerekiyor.

Yapılan araştırmada, dayanıklı çevreci çantaların sıradan naylon torbalardan büyük olması ve haftalık alışverişlerde bu türde daha az çantaya ihtiyaç duyulması unsuru da hesaba katıldı.

Alışverişlerde hangi tür çanta veya torba kullanılırsa kullanılsın, daha sonra da ya alışveriş amacıyla veya çöp toplamak için, torbanın olabildiğince çok sayıda kullandırılması hedefleniyor.

2010 yılında Arizona Üniversitesi’nce yapılan bir çalışmada, yeniden kullanılabilir market çantalarının “besinlerden kaynaklanan tehlikeli bakteriler için üreme alanı oluşturduğu ve kamu sağlığı açısından ciddi tehlike yarattığı” kaydedildi. Ancak, bu araştırmaya, birçok plastik üreticisini bünyesinde toplayan Amerikan Kimyasal Konseyi’nin mali kaynak sağlamış olduğu da dikkate alınmalı.

ABD’deki Tüketiciler Birliği’nde görevli bir bilim adamı, aynı miktarda bakterinin, ortalama bir salata poşeti içinde de bulunabileceğine işaret ederek, araştırmayı eleştirdi.

Biyolojik ayrışabilir torbalar

Avrupa Komisyonu, biyolojik olarak ayrışabilen ve gübreleşebilen torbaların da daha iyi etiketlenmesi gerektiğini düşünüyor.

Gübreleşebilen torbalar, yalnızca sınai gübre fabrikalarında dönüştürülebiliyor. Biyolojik olarak ayrışabilen torbalarsa, doğaya karışabiliyor ama bunların da değişik türleri var:

Mısırdan yapılanlar atık depolama arazilerinde ayrışabiliyor. Ama bu süreç içinde küresel ısınmanın önemli unsurlarından biri olan metan gazı çıkarıyorlar. Bunun yanı sıra, atık arazisinde değil, su ya da hava ile buluştuğunda ayrışabilen okso-biyolojik torbalar mevcut.

Okso-biyolojik torba üreten İngiliz şirketi Symphony, ürünlerinin 6 ile 18 ay içinde biyolojik olarak ayrışabilecek şekilde “programlanabileceğini” belirtiyor.

Şirketin başkanı, eski Muhafazakar Parti milletvekili Michael Stephen, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Büyük Okyanus’un kuzeyinde Teksas eyaleti büyüklüğünde, plastik maddelerden oluşmuş dev bir tabaka yüzüyor. Bu tabakanın içindeki torbalar okso-biyolojik ayrışabilir özellikte olsaydı, şimdiye kadar yok olmuşlardı.” dedi.

Ancak plasticbaglaws.org sitesinin kurucusu Jennie Romer, “Biyolojik olarak ayrıştırılabilirlik, genellikle yanıltıcı bir kavram. Öyle ki, yakınlarda Kaliforniya’da ‘biyolojik olarak ayrışabilir’ diye etiketlenen plastik ürünlerin satışını yasaklayan bir karar tasarısı, yasalaştırıldı.” diyor.